KAPADOKYA SEYAHATİNİ FARKLI KILACAK 5 YER VE DENEYİM

01

02

-Denemen Lazım web sitesi için yazılmıştır.

Kapadokya, ülkemizin en büyülü yerlerinden biri. Bu “güzel atlar ülkesinin” hayret ettiğimiz, akıl sır erdiremediğimiz bir tarihi, doğa güzellikleri ve hikâyeleri var. Milyonlarca yıl önce, dağların, yağmur ve rüzgarla iş birliği yapması sonucunda oluşan doğasının eşi benzeri yok. Burayı gezerken İpek Yolu kervanlarını, Hristiyanların bu topraklara sığınışını, atların vadilerde şaha kalktığını, kayalara oyulmuş güvercin evlerinden güvercinlerin süzülüşünü, Zerdüştlerin ateşle olan bağını, keşişlerin yer altı sığınaklarını ve daha birçok şeyi gözümde canlandırdım. Şunu anladım ki, Kapadokya’ya gelmeden önce okuduklarım ve dinlediklerim, gördüğüm bu manzaralarla beraber, bölgeyi daha çok sevmeme neden oldu. İnsanların sanatla, doğayla ve dinle iç içe yaşadığı vadilerden, kasabalardan geçtikçe zamanda da yolculuğa çıktım. Okumaya devam et

Reklamlar

İÇ EGE ROTASI: EGE KÖYLERİ, ULUBEY KANYONU, PAMUKKALE ve SALDA GÖLÜ

-Tempo Travel Sonbahar (2017) sayısında yer almıştır.

01.jpg

Yolculuk sevenlere, dahası yolculuğu, gidilecek yer kadar mühim görenlere bir İç Ege rotası. Hedefte Ulubey Kanyonu, Pamukkale ve Salda Gölü var. Yol üzerinde uğranılan tarihi yerler ve Ege köyleri ile daha da renklenen, içinde “her şeyden biraz” barındıran bir yolculuk…

Yıllar sonra beni çağıran, benim değilse de bir parçam olan anne ve babamın çocukluklarının geçtiği, “memleketiniz neresi?” veya “nerelisiniz?” dendiğinde, ismini söylediğim yerlere gidiyorum. Biliyorum ki, bu yolda gördüğüm her şey bana çok şey öğretecek. Bir “merhaba” ile başlayan cümleler, bana evlerinin kapısını açan köylüler, çocukluğumdan gelen ve artık tamamlanan bir iki yarım kalmış manzara beni yeniden buralara çağıracak. Ve biliyorum ki, bir Ege rotası sadece menzilleri aştıkça değil, gidilen yollarına anlam yükledikçe tamamlanacak. Okumaya devam et

BİR DOĞU EKSPRESİ YOLCULUĞU: KEMALİYE, DİVRİĞİ VE SİVAS

BÖLÜM II

Taşyol’un Tünellerinden Divriği’ye Çıkan Yollar

yol3-s.jpg

Kemaliye’den sonra Taşyol’un kıvrımlı yollarında ilerliyoruz. Hayatımda gördüğüm en kıvrımlı ve en heyecan verici yollardan biri. Kemaliyeli iş adamlarının ve halkın yardımlarıyla 135 yıllık bir emeğin sonucunda oluşturulmuş bu yol. Karanlık Kanyon ve Karasu Nehri’nin yamacındaki bu yolda giderken, arada durup uçurumdan aşağıya, çağlayan yemyeşil suya bakıyoruz. Kayalıkların arasında birkaç dağ keçisi görüyoruz. Doğanın ilkel güzelliklerini görmenin en güzel yolu Taşyol, o yüzden “iyi ki bu yoldan geçiyoruz!” diye düşünüyoruz. Okumaya devam et

BİR DOĞU EKSPRESİ YOLCULUĞU: KEMALİYE, DİVRİĞİ VE SİVAS

BÖLÜM I

tren2-s

Doğu Ekspresi Bağıştaş durağı

Benim için Doğu Ekspresi, Ankara’dan trene binip saatlerce yol almak ve menzile erişmek değil. Benim için Doğu Ekspresi, alınan yolun, varılacak nokta kadar değerli olduğu bir lirik hayaller diyarı. Hayatta paranteze alınan düşüncelerin bir bir açılıp, gecenin orta yerinde sessizliğe ve raylardan gelen ninni gibi sese teslim olmuşken, tekrardan karşına çıktığı bir yüzleşme yolculuğu. Kendinle baş başa, dört kişilik bir kompartımanda arkadaşlarınla veya onlarca tanımadığın kişiyle bir arada da olsan; daima kendi içine döneceğin ve yalnız kendi sesini en net duyabileceğin bir yalnızlık koğuşu. Sise gömülü dağların arasından, ardı arkası kesilmeyen tünellerin içinden geçerken, anılarına doğru da yol aldığın bir silsile. Saatlerin nasıl geçeceğini yolculuk başında kestiremediğin ama yolun sonuna doğru ‘zamanın su gibi akıp gittiği’ hissine kapıldığın iki düşünce arasında bir yerde var olan Doğu’nun ekspresi. En çok “gitmeyi” sevenlerin ekspresi. Okumaya devam et

Akreple Yelkovanın Birbiriyle Yarışmadığı Mahalle: Sığacık

01.jpg

İzmir’in herhangi bir bölgesine gittiğinizde nefesinizin, adımlarınızın yavaşlaması ve o yerden benzer hislerle ayrılmanız mümkün. Sığacık’ı farklı kılan nedir tam olarak adlandıramasak da; küçücük bir mahallenin bize sunduğu huzur, yavaşlık, tazelik ve maviliğin bir arada olması, burayı sevmemizdeki en büyük sebep. Daracık sokaklarında gezerken, beyaz evlerinin tepelerinde açmış kadife dokulu güllere bakarken, pazarlarından taze meyve sebze alırken, yerli halkının iç ısıtan Ege şivesiyle dudaklarından dökülen kelimeleri dinlerken insanın içi katıksız mutlulukla doluyor. Okumaya devam et

Ege Zamanı: Ayvalık & Cunda Adası

foto7.jpg

Ayvalık denilince gözümde, kocaman bir portakal görünümünü andıran gün batımı canlanır. En güzel gün batımlarını Ayvalık’ta yaşadığımdan burayı turuncudan ayrı düşünmem imkansızdır. Dar sokaklarında tarihi yolculuğa çıktığım anlar, şahit olduğum manzaralar, sıcak insanları, her köşe başında karşıma çıkan mahalle kahveleri ve lezzetli yemekleri ile Ayvalık; kalbimin daima Ege’de kalmasını sağlayan yerlerin başında gelir.

Ayvalık’a çok yakın olan Cunda (Alibey) Adası’nda da yazın ılık hisleriyle karşılaşmak mümkün. Midilli ruhu sinmiş bu huzurlu adanın sokakları, sırlarını size bir bir verir. Ev önlerinde oturmuş yaşlı teyze ve amcalardan hikayeler dinlerken, siz de o hikayelerin bir parçası olursunuz. Burada her şey, olması gerektiği gibi değil; olduğu gibidir ve samimidir. Okumaya devam et

ANİ HARABELERİ – ÇILDIR GÖLÜ VE ŞEYTAN KALESİ

21.jpg

Ani Harabeleri’nde gün doğumu yaşamak istediğimizden, Kars Taksi’den Kadir bizi sabah 6:30 gibi hotelimizden alıyor ve mavi ile turuncunun buluştuğu saatlerde yollara düşüyoruz. Bu esnada sohbet etme fırsatı da elde ediyoruz. Kadir 24 yaşında, genç yaşına çok şey sığdırmış biri. Bütün gün arı gibi vızır vızır çalışıyor. Bizi gezdirmediği sürelerde de, bir sürü mekan önünde arabasına denk geliyoruz ve neredeyse Kars’taki herkesi tanıdığını görüyoruz. Kars merkezde de turlar düzenliyor. Eliyle koymuş gibi her noktayı buluyor, bu şehri avucunun içi gibi biliyor. “Peki mutlu musun Kars’ta yaşamaktan?” diye sorduğumuzda “Evet, seviyorum bu şehri… İstanbul’da da bir süre çalıştım, bir tuğgeneralin şoförlüğünü yaptım. Zor bir şehir, trafik de kötü. Burada her şey daha güzel” diyor. Okumaya devam et