MUTLULUĞUN RESMİ: HAVANA

01-s.jpg

-Skylife dergisi, Kasım (2018) sayısında yer almıştır.

Nostaljik bir film setini andıran Havana’nın kapılarını bir bir araladığımda görüyorum ki; Kübalıların iyiliğe, koşulsuz mutluluğa olan inançları ve kentin müzikle yoğrulan bir yaşam enerjisi var.

Yıllardır biriktirdiğim kartpostallara bakıyor, ruhumu ısıtmak için Küba filmlerini tekrar tekrar izliyor, fotoğraflardan yansıyan mutlu gözlerle bakan insanların hikayelerini içten içe merak ediyordum. Bir gün, Hemingway’in “Yaşlı Adam ve Deniz” kitabını elime alıp yeniden okumaya başladığımda, içimde giderek büyüyen bir heyecan olduğunu fark ettim. Yazarın Havana’daki “Finca Vigia” evinin fotoğraflarında gözüme çarpan; bahçesinde duran teknesiyle açılıp yaşadığı maceraları, evinin önünde oğullarıyla beyzbol oynarken ona “Papa” yani “Baba” ismini takan Kübalı çocukları, Cojimar açıklarında tuttukları balıkları deniz tuzu ve koruk suyuna bulayıp yiyen balıkçıları bir bir gözümde canlandırıyordum. Sanki hepsi hayattalarmış gibi, beklemediğim bir anda karşıma çıkıp şarkılar söyleyeceklerini hayal ettiğim Buena Vista Social Club üyelerini ve sokaklarda göz göze gelip hiç tanımadığım halde merhabalaşacağım insanları da…  Zihnimde dönüp duran bu görüntüleri hayal etmek artık yetmiyordu. Biriktirdiklerimi hafızama kazıdım ve Küba’ya gitmeye karar verdim. Okumaya devam et

KÜBA // Hissettiğim ve Gördüğüm

01.jpg

13 yaşındayken ailem; “Sana artık bir genç odası takımı alalım.” dedi. Yeni mobilyalar gelir gelmez, odamın duvarları ve dolabımın kapaklarına poster bakmaya başladım. Çeşitli sanatçıların posterleri dışında, dolabın kapağına astığım bir poster daha vardı. Atlas Pasajı’ndan aldığım; kıpkırmızı bir poster. Üzerinde Ernesto Che Guevara’nın bütün bir fotoğrafın içinden kesilip, büyütülen ve sonra tüm dünyaya yayılan meşhur portresi, onun tarafından söylenmiş bir cümle ve altta imzası yer alıyordu. Okumaya devam et