Datça Keşif Rehberi

datca2

İnsanın canı her mevsim biraz huzur çeker. Öyle anlarda kendimizi yaşadığımız şehirden biraz uzaklaştırarak, Ege’nin veya Akdeniz’in maviliğine kapılıp yola koyuluruz. Gideceğimiz yerde kafamızı dinlemek, kendimizle baş başa kalmak, sahilde kitap okurken ya da arka sokaklarda gezerken sessizliğin ve huzurun hakim olmasını isteriz. Bütün bunları bir arada bulabileceğiniz, diğer “yaz beldelerine” kıyasla daha sakin olan bir yer Datça. Her mevsimin tadı ayrı güzel olan Datça’ya, ister yazın ortasında güneş dağ eteklerini kavururken, ister sonbaharda yapraklar dökülürken gidin, dönerken içinizin huzurla dolacağından emin olabilirsiniz. Okumaya devam et

SONBAHARA VERİLEN BİR MOLA: SIMSICAK LİZBON SOKAKLARI (I)

lizbon1
Lizbon’a uçak bileti almaya karar verdiğimde, arka fonda Madredeus – Alfama çalıyordu. Kafamda ise Lizbon’a dair net bir resim yoktu. Sadece çevremde daha önce Lizbon’a gitmiş olanlardan, “İstanbul’a çok benziyor” gibi yorumlar duyuyordum. Uçağa bindiğimde; gözümün önünde mavi desenli seramiklerle bezeli, biraz İstanbul, biraz da İspanyol ruhu taşıyan bir şehir görüntüsü dönmeye başladı.

Lizbon’a vardığımda gördüklerim ne İstanbulla, ne de İspanya’daki şehirlerle aynıydı. Bu şehir her yerden biraz parça taşıyordu fakat verdiği hisle hepsinden farklı bir tattaydı… Okumaya devam et

ROMA’DA BİR GÜN

foto00
Altı yıl aradan sonra yeniden Roma’dayım. Yazın sıcaklığı ara ara çiseleyen ve hatta günün belirli saatlerinde iyice bastıran yağmurla kesiliyor. Öyle anlarda bile bir kilisenin geniş girişi önüne ya da bir dükkanın kemerinin altına girip insanları izlemek inanılmaz bir keyif veriyor. Bu şehirde sıcaktan yorulmak da, yağmurdan ıslanmak da eşit derecede güzel.

Sabahın erken saatlerinde henüz turistler tarafından akına uğramamış meydanlar, çeşme başları, merdivenler dondurulmuş film sahneleri gibi. Kameraya kötü bir detay girmesi imkansız; her şey oldukça estetik bu şehirde. Birkaç saat içinde kalabalıklaşacak meydanları bu kadar sakin görmek hem şaşırtıcı hem sevindirici. Eski, pürüzlü duvarların yüzeyi de birkaç saat içinde iyice ısınacak. Okumaya devam et

Motorsiklet Günlüğü: Budva ve Kotor

foto1.jpg
Bir sabah, “haydi atlayıp bir yerlere gidelim” diyoruz. “Uzak olmasın, vize evraklarıyla uğraşmak zorunda kalmayalım, hesaplı bir seyahat olsun. Bize verdiği his biraz “İtalya gibi” olsun. Hatta motora atlayıp yollara düşelim”. Bunlara uygun yerleri incelerken karşımıza vizesiz gezebileceğimiz birçok yer çıkıyor. Uzaklığı ortadan kaldırınca elimizde kalan Bosna Hersek’i zaten gezmişiz, Sırbistan’ı da yakında gezeceğiz… O halde, denizin ortasında yer alan ada fotoğrafı ile sıkça karşımıza çıkan Budva’ya; Karadağ’ın çok konuşulan “tatil” beldesine gidelim diyoruz. Okumaya devam et

İstanbul’dan İnsan ve Nesne Manzaraları

img_0660Sabah kalktığımda havanın kapalı olması beni sevindiriyor. Normalde güneşli havalara sevinirken, yazın ortasında İstanbul’daysam, üstelik tarihi yarımadaya gitmem gerekiyorsa havanın kapalı olması kafamdaki sahneye sanki daha çok uyuyor. Motorumuza atlayıp Karaköy’e, oradan Galata Köprüsü’ne ve sonra da Sirkeci, Eminönü, Tahtakale taraflarına gidiyoruz. Yolun boş olması da sevindirici; Ağustos ayında kim ne yapsın İstanbul’da… İstanbul sonbaharda güzeldir, ya da ilkbaharda… Okumaya devam et

Tuzlu Su

tuzlu su.jpg
Yazın kelimelerle anlatılamayacak şekilde güçlü ve ılık hisleri vardır. Sadece yaşanıldıkça anlam kazanan ve bir salgın gibi önce tüm vücuda sonra da ruha ve düşüncelere yayılan ılık hisler. İçi ısıtan, kanı önce hızlandıran sonra yavaşlatan…

Öyle anlarda uzaktan geçen bir tekne umut olur, çalan müzik eskimemiş ama biraz yaşlanmış anılara seni geri götürür, cırcır böceğinin sesi hoş gelir, güneşin yakıcılığı ve denizin kokusu birleşir teninin kokusu olur. Teninin tadı ve özü tuz olmuştur. Hatta bütün bedenin tuzdandır artık. Okumaya devam et

İtalya’da Yaz

foto5- Roma.jpg
Yazları İtalya kıyıları dışında kalan bölgelerde; çizmenin biraz ortasına ve kuzeyine doğru ilerlediğimizde farklı bir atmosfer görürüz. Yerliler yavaş yavaş kıyı kesimlere ve yazlık evlerine çekilir; bu yüzden sokaklar günden güne sakinleşir. Turistler şapka ve güneş gözlükleriyle şehrin en turistik noktalarına akın etmeye başlar. Aslında o bilindik noktaların biraz dışına çıkıldığında; bir şehri esnaflarıyla, yerel lokantalarıyla ve kalan sakinleriyle beraber yaşamak, gözlemlemek çok farklı bir haz verir insana. Okumaya devam et

İtalyanca “Yaz” Başkadır

foto4 venedik.jpgİtalyanlar yaşamasını, hayattan zevk almasını bilen milletlerin başında geliyor. Boşuna “Dolce Far Niente” yani “hiçbir şey yapmamanın tatlılığı” lafını bulmamışlar. Hayattan aldıkları zevk sanki her şeye yansımış; müziklerine, mimarilerindeki renklere, yemeklerine ve filmlerine… Öyle ki, ne zaman bir İtalyan filmi izlesek ya da İtalyan ezgileri dinlesek sanki bu ülkede mevsim hep yaz, insanlar da hep mutluymuş gibi bir algı oluşuyor kafamızda. Aksi elbette ispatlanır fakat bildiğimiz, hayal etmek istediğimiz gibi bir İtalya hep var aslında.

Yazın gelmesiyle birlikte açığa çıkan coşkumuzu körükleyecek ve belki de bazı şeylere daha olumlu bakmamızı sağlayacak gezi rotalarının başında İtalya kıyıları geliyor. Çünkü bizi orada sevindirecek, güldürecek, hayrete düşürecek ve iç sesimize “aman boşver” dedirtecek bir şeyler daima olacak. Okumaya devam et