Datça Keşif Rehberi

fdatca2

The Magger sitesinde yer almıştır.
Temmuz 2018’de yeni mekanlar eklenerek revize edilmiştir.

İnsanın canı her mevsim biraz huzur çeker. Öyle anlarda kendimizi yaşadığımız şehirden biraz uzaklaştırarak, Ege’nin veya Akdeniz’in maviliğine kapılıp yola koyuluruz. Gideceğimiz yerde kafamızı dinlemek, kendimizle baş başa kalmak, sahilde kitap okurken ya da arka sokaklarda gezerken sessizliğin ve huzurun hakim olmasını isteriz. Bütün bunları bir arada bulabileceğiniz, diğer “yaz beldelerine” kıyasla daha sakin olan bir yer Datça. Her mevsimin tadı ayrı güzel olan Datça’ya, ister yazın ortasında güneş dağ eteklerini kavururken, ister sonbaharda yapraklar dökülürken gidin, dönerken içinizin huzurla dolacağından emin olabilirsiniz.

Datça’da Badem ve Zeytin Kokusu…

Datça Ege Bölgesi’nde yer alan ve daha çok yazları ziyaret edilen beldelerden biri. Mavi ve yeşilin uyumuna tanıklık edeceğiniz, virajlı dağ yolları arasından geçerken bir an önce Datça’ya varmak istiyorsunuz. Varınca da; huzurlu sakin havasına hemen teslim oluyorsunuz. Sizi sadece denizi değil; birbiri ardına dizilmiş Ege meyhaneleri, sabun, badem ve zeytinyağı dükkanları, begonvil çiçeklerinin renk kattığı Datça evleri, her birinin sonu denize çıkan dar sokakları karşılıyor. Ayrıca Eski Datça başta olmak üzere, heykel ve resim atölyeleri, galeriler ve belirli aralıklarla düzenlenen seminerler de Datça’nın aslında sadece bir “yaz beldesi” değil, aynı zamanda yerlilerin katkılarıyla entelektüel yaşam konusunda da oldukça canlı bir yer olduğunu gösteriyor.

Taş evleri, çiçeklerle dolup taşmış bahçeleri ve sokak aralarına dizilmiş tezgahları ile kafanızda hemen bir Datça resmi oluşuyor. Tabii bu resimde, adım başı gördüğünüz “badem” tabelaları da yer alıyor. Datça badem üretiminin en yaygın olduğu yerlerin başında geliyor. Bademden yapılan her şeyi; örneğin badem ezmesi, badem yağı, acıbadem, bal badem, badem şekeri gibi bademle ilgili aklınıza gelen ne varsa Datça’dan alabilirsiniz. Bademin yanı sıra, zeytin, zeytinyağı ve zeytinyağlı sabunlar da Datça’da sıkça karşılaşacağınız doğal ürünler arasında. Zeytin ve zeytinyağının yaygın olmasından dolayı Datça’da yiyeceğiniz yemekler de daima Ege yöresinin zeytinyağlı tatlarından olacak. Bu yüzden çok şey yiyeceğinizden ama sağlıklı olmasından dolayı, gönlünüzün her daim ferah olacağından emin olabilirsiniz.

Datça Meyhaneleri ve Kafeleri

Ege bölgesi denildiğinde, birçoğumuzun aklına ilk gelen şeylerden biri meyhane. Meze ve rakı ikilisi Ege’ye öyle yakışır ki, ne zaman oralara gitsek olmazsa olmazlarımızdandır. Tahmin edebileceğiniz gibi Datça’da da sıkça meyhaneye rastlamak mümkün. Sahil şeridinde ve iç kısımlarda Ege lezzetlerini barındıran mezelerin ve deniz ürünlerinin sunulduğu meyhaneler arasından seçim yapıp güzel bir akşam geçirebilirsiniz.

Biz, Hüsnü’nün Yeri isimli meyhaneyi deniyoruz ve gayet memnun kalıyoruz. Deniz kıyısında, dalgaların gelip kıyıya vurduğu kısımda yer alan bu sahil meyhanesini, eğer denize yakın olmak isteyenlerdenseniz tercih edebilirsiniz. Kalamar dolması, ahtapotu ve fava, haydari gibi geleneksel mezeleri çok güzel. Siz rakınızı yudumlayıp, mezelerinizden tadarken deniz dalgaları kıyıya, ayağınızın tam dibine geliyor. Müthiş bir gün batımı eşliğinde denizin yanı başında bir günü sonlandırıyorsunuz. Eğer buraya sonbahar veya kışın da gelirseniz, kapalı alanında yine benzer bir keyfe varabilirsiniz. Ne de olsa deniz daima karşınızda…
Hüsnü’nün Yeri Adres: İskele Mah. Liman Girişi No:64/1 Datça

Biraz daha iç kesimlerde yer alan, yemyeşil ağaçların altına kurulmuş, kareli örtülü masalarında hoşça vakit geçirebileceğiniz bir diğer meyhane ise Fevzi’nin Yeri. Sakin bir ortam ve biraz daha samimi bir hava arıyorsanız bu meyhaneyi, anason kokan sohbetlerinize ev sahipliği yapması için öneririz.
Fevzi’nin Yeri Adres: İskele Mah. Atatürk Cad. 70. Sok. Datça

Gelelim Datça’nın kafelerine ve diğer mekanlarına… Datça’nın sahil kısımları daha çok meyhanelere ayrılmış durumdayken, meydanı çevreleyen bölümde ardı ardına kafelerle, restoranlarla karşılaşıyoruz. Liman tarafında da yine kafe ve barlar sıralanıyor. Meydan Cafe’nin ahşap tabureleri üzerinde oturup, Türk kahvesini yudumlayan, tavla oynayan ve meydandan geçen insanları seyreden insanları görüyoruz. Bu kafe tipik bir “meydan kahvesi” özelliğinde.
Meydan Cafe Adres: İskele Mah, Atatürk Cad, Datça Meydanı

Bir diğer dikkatimizi çeken mekan ise İtalyan mutfağına sahip Mayistra. Bu mekanda yiyeceğiniz ince hamurlu pizzalar gerçekten çok lezzetli. Ayrıca tatlı, kahve ve şarap çeşitlerinin de oldukça yeterli olduğunu belirtelim.
Mayistra Adres: İskele Mah. Kumluk Yolu Sok. No:14, Datça

culinarium

Culinarium

culinarium2.jpg
Culinarium isimli mekanın sahibesi Alman Ulrike, yıllar önce bir Türkle evlenip, Datça’ya yerleşmiş. Şu anda bu mekanı işleterek, hayatını Datça’da sürdürüyor. Burası liman üzerinde yer alan modern bir restoran. Hem sade dekorasyonu hem de menüsü ile diğer Datça restoranlarından da farklı gözüküyor. Sahibi Ulrike biraz telaşlı gözükse de, kesinlikle kibar ve alışık olduğumuz tipik Türk restoran işletmecilerinden daha mesafeli. Menüye baktığımızda Alman, Türk, İtalyan ve Fransız mutfağından esintiler görüyoruzBeyaz şarap krema soslu levrek filetosunu, eğer farklı tatlara açıksanız kalamarlı kabak çiçeği dolmasını ve raviolisini özellikle tavsiye ederiz. Ayrıca eğer yaz sezonunda gidecekseniz, rezervasyon yaptırmanızda fayda var.
Culinarium Adres: İskele Mah. Liman Mevki, Datça

cafe Inn.jpg
Cafe Inn, kesin ve net olarak Datça’da en lezzetli tatlıları yiyebileceğiniz mekan. Deniz kenarında yer alan bu mekanın huzurlu ve çalışanlarının hoş sohbetleri sayesinde de samimi bir ortamı var. Menüyü belirli aralıklarla yeniliyorlar ve müşteri memnuniyetine çok önem veriyorlar. Apfelstrudel, meyveli crumble, brownie gibi tatların yanında, günlük çok lezzetli ev yemeklerinin, zeytinyağlıların da çıktığını hatırlatalım.
Cafe Inn Adres: Kumluk plajı no 32 B | Iskele

Eclipse Bar Datça’nın en sevilen barlarından biri. Yazlık müdavimi olduğumuz o eski yılları anımsatıyor. İçeri girdiğinizden itibaren de atmosfere hakim olan “rock” çizgisi ile biraz 80’lere gidiyorsunuz. Lezzetli kokteyllerini tadıp, deniz kenarında yer alan sandalyelerinde oturabilir veya içeride çalan müzik grubunu izleyebilirsiniz. Tabii erken gitmenizde fayda var çünkü bu mekan çok çabuk doluyor ve bazen yer kalmayabiliyor. Belirli günlerde (yazın) canlı müzik olan bu barın iç mimarisini de oldukça beğendiğimizi belirtelim.
Eclipse Bar Adres: İskele Mah. Yat Limanı Sok. Datça

Antik Çağlardan Günümüze Eski Datça

foto eski datça2.jpg
“Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni”

Bu dizelerin sahibi Can Yücel’in en güzel kelimelerle anlattığı Ege’nin denizi, o denizin derin mavisi ve şairin hayatını geçirdiği Eski Datça sokakları sayesinde içinizi büyük bir huzur kaplayacak. Eski Datça antik çağlardan bu yana içinde yaşam olan tek köy olma özelliğini size her dakika hissettirecek. Datça’ya bağlı bu eski mahallede birkaç saatten uzun vakit geçirirseniz, M.Ö. 11. yüzyıla dayanan tarihiyle bütünleşip, farklı bir zaman dilimine ait olduğunuz yanılsamasına kapılabilirsiniz.

datca1

Begonvil ve sarmaşıklarla çevrili taş evlerin yer aldığı dar sokaklarda, dünden bugüne izler sürerek zaman geçirin. Hatta buraya kadar gelmişken Can Yücel’in evini ve şairin anısına yaptırılan “Can Evi”ni de ziyaret edin.

Eski Datça’da yer alan atölyelere de uğrayabilirsiniz. “Düşler Evi” el sanatları üzerine atölyeler düzenleyen sanat alanlarından sadece biri. Açık atölyelerin düzenlendiği bahçesinde diğer katılımcılarla birlikte güzel vakit geçirebilirsiniz. Mum, seramik ve takı alanlarında bölgeye özgü tasarımların üretildiği Düşler Evi, eğer sanat atölyelerine ilgiliyseniz dikkatinizi çekebilir.
Düşler Evi Adres: Datça Mah. Kazım Yılmaz Blv. No:111/A, Datça Merkez

foto-eski-datca
Yine Eski Datça’nın sokaklarında gezerken yan yana sıralanmış tezgahlara ve dükkanlara rastlayacaksınız. Bu dükkanlardan doğal ürünler, el yapımı aksesuarlar ya da yerel kumaşlardan üretilmiş peştamal, havlu gibi ürünler alabilirsiniz.

foto-eski-datca4
Meydanda bulunan çay bahçesinde vakit geçirdikten sonra eğer biraz daha Eski Datça sokaklarında gezinmek ve yemek yemek isterseniz, Ede Cafe’nin meze tabağını ve mantısını tavsiye ederiz.

Durgun Deniz Arayanlara: Kargı Koyu,
Hayıtbükü ve Palamutbükü


Datça’nın içinde yer alan Kargı Koyu, zeytin yeşiline çalan rengi ve uzaktan bakıldığında gölü andıran durgun deniziyle; sakinlik arayanlardansanız seçenekler arasında yer alabilecek koylardan biri. Datça’nın içindeki deniz kıyısına kıyasla daha küçük bir plaja sahip. Çoğunlukla durgun deniz sevenler tarafından tercih ediliyor ve Datça sahil , liman kısımlarına göre daha sakin oluyor.

Bir diğer koy; Datça’ya 20 dakika uzaklıkta olan ve etrafı ağaçlarla çevrelenmiş Hayıtbükü. Bu koy Kargı Koyu’na kıyasla daha uzun ve sahil kapasitesi fazla olan otel plajlarıyla çevrili. Bu plajlar arasından birini seçip, plajında tüm gün vakit geçirebilir, karnınız acıktığında otel tesislerinde yemek yiyebilirsiniz. Denizinin rüzgarlı günlerde, Datça’nın merkezinde yer alan denize oranla daha az dalgalı olduğunu belirtelim. Denizin rengi Datça’nın içinde daha açık türkuaz iken, bu koyda biraz daha koyu renkte; çünkü Datça’da kumken, burada daha çok kayalıktan oluşuyor.

foto palamutbükü.jpg

Palamutbükü ise Datça merkeze yarım saat uzaklıkta olan, saklı koyların bulunduğu başka bir güzellik. Kendinizi, dar ve kıvrımlı yollar üzerinde “yılan sırtında ilerler” gibi hissettiğiniz yolculuk sonunda masmavi bir manzarayla karşılaşacaksınız. Palamutbükü koyları bakir, sakin ve tesise sahip olmadığı için de bu kadar güzel. Gözünüze kestirdiğiniz koyların birinde (arabayı tepede bırakıp yürüyebilirsiniz) yüzerken, buradaki denizin de berraklık ve renk bakımından bambaşka olduğunu göreceksiniz.

Cennet Hiç Bu Kadar Yakın Olmamıştı: Knidos
Processed with VSCOcam with f2 preset
Cennet hiç bu kadar yakın olmamıştı! Knidos’a ilk olarak adım attığımızda hissettiklerimiz aynı bu şekildeydi. Maviliği ve tarihi kalıntıları bir arada görmeyi seviyorsanız antik şehir Knidos’u muhakkak ziyaret edin. Buraya kiralayacağınız teknelerle veya arabanızla kara yolundan ulaşabilirsiniz.

knidos-small

Knidos, askeri liman, ticari liman ve Akropol arasındaki bölgeyi kapsıyor. Eskiden ada olan bölüm karaya bağlanarak yarımada şeklini almış ve suni liman oluşturulmuş. Ören yerinde en çok dikkat çekenler arasında, en tepedeki Apollon Tapınağı ve zamanı, mevsimleri gösteren güneş saati yer alıyor. En aşağıdan bakınca çok küçükmüş gibi gözüken antik kent, yukarılara doğru genişliyor ve tepeden bakıldığında denizle birlikte muhteşem bir manzara oluşturuyor. Tarihte sanatçıların, bilimcilerin ve mimarların yaşadığı Knidos, günümüzde belirli saatlerde ziyaretçilere açılıyor. Şu anda burada yerleşik bir yaşam yok yalnızca bir iki mekan var.

Hemen deniz kenarında yer alan kafede vakit geçirebilir, yakınındaki mini plajından denizine girebilirsiniz. M.Ö 3. Yüzyıla dayanan tarihiyle ve denizinin güzelliğiyle bizi büyüleyen antik şehir Knidos’ta önce bir ören yeri gezintisi yapmanızı, sonra da sahildeki kafesinde oturup güzel manzarasını soğuk bir bira eşliğinde seyretmenizi öneririz.

Yaka Köyü’nün Saklı Bahçesi: Yaka Mengen

IMG_2789.JPG
Knidos dönüşü Yaka Köyü’nü geziyoruz. Burası çok samimi, genelde yerel köylülerin yaşadığı bir köy. Yollarda bademler, zeytinler satan teyzeleri göreceksiniz. Biraz ilerleyip maviden uzaklaşınca, karşınıza “çok sevimli bir ev” görünümlü cafe restoran çıkacak: Yaka Mengen. Burası eskiden “mengen” yani zeytinyağı işliği olarak kullanılırken, şimdi yemyeşil bahçesiyle ve lezzetli yemekleri ile hizmet veren bir kafe-restoran. İster zeytin ağaçlarının gölgesinde, ister serin taş binasının içinde oturabilirsiniz. Bu mekanda servis edilen her şey doğal ve ev yapımı. Ekmekleri, zeytinyağı, biberiye ile tatlandırılmış kuzu yemeği ve tatlıları (özellikle portakal soslu muhallebi) çok lezzetli. Menülerini giriş-gelişme-sonuç diye adlandıran mekanda mutlu bir sona ulaşacağınız kesin.
Yaka Mengen Adres: Yaka Köyü, No:70, Datça

Datça’dan Neler Alabilirsiniz?

badem kahvesi.jpg

Badem kahvesi

Bir yere gidince eliniz kesinlikle boş dönmüyorsanız, Datça’dan alacaklarınızın da listesi işte burada. Tam bir badem cenneti olduğundan bademe dair birçok şey alabilirsiniz; badem yağı, badem ezmesi, badem şekeri gibi… Datça merkezinde bu ürünlere dair birden fazla dükkanı yan yana göreceksiniz.

  • Datça Kaya, badem, sabun, zeytinyağı, ev yapımı marmelat ve çam, kekik, portakal gibi bal çeşitleri arayanlar için doğru bir adres olabilir.
    Datça Kaya Adres: İskele Mah. Atatürk Cad. No: 51/c
  • Olive Farm’dan sabun, şampuan gibi doğal vücut bakımı ürünleri, zeytinyağı, sirke gibi sofra ürünleri alabilirsiniz. Hem de gitmişken yemyeşil ortamında vakit geçirebilirsiniz.
    Olive Farm Adres: Olive Farm  Türkiye Güller Dağı Çiftliği, Reşadiye Mah. No: 30
  • Eğer dönüş yolunuz çok uzun değilse, özel olarak yapılan tarçınlı Datça ekmeğinden götürmenizi kesinlikle tavsiye ederiz.
  • Ayrıca Datça Liman mevkiinde yer alan Dodo Shop’tan el yapımı çizimleri olan tişörtlerden satın alabilirsiniz.
  • Datça Liman’daki Le Flaneur kitapçısından ikinci el kitaplara muhakkak göz atın.
  • Son olarak yanınıza almalık değil fakat Datça’da deneyebileceğiniz bir yerel tat olan “badem kahvesi”nden içebilirsiniz. Çay bahçeleri ve kahvehanelerde mevcut.

Datça’da Nerede Kalmalı…

Eğer hem Datça’nın merkezinde, hem de denize yakın olmak istiyorsanız Datça Tuncel Efe’de kalabilirsiniz. Biraz daha uzaklaşıp, daha sakin bir koy arıyorsanız da Gabaklar Oteli’ni tercih edebilirsiniz. Bu seçeneklerin dışında da, apart otel, tam pansiyon oteller gibi seçenekler geniş.

Kısacası ister yaz olsun, ister kış, eğer İstanbul’dan uzaklaşmak, kafanızı dinlemek ve oksijeni bol temiz havasından, badem veya anasondan şarhoş olmak istiyorsanız, yolları ve virajları aşıp, Datça’ya gidin. Dönerken yüzünüze tatlı bir gülümseme ve içinize adını koyamadığınız bir his yerleşecek…

Not: Datça’ya arabayla gitmek zor geliyorsa, Dalaman’a uçakla gidip, sonrasında araba kiralayarak Datça merkez, Eski Datça, Knidos ve Palamutbükü gezisi yapmanızı öneririz.