Alaçatı Kesif Rehberi

ana sayfa2.JPG-match-up mag dergisi için yazılmıştır.

Normal şartlarda Alaçatı denilince aklıma ilk gelen şeylerden biri “kalabalık” olduğundan, bir süredir buraya uğramıyordum. Seneler öncesinde gittiğim Alaçatı’nın görüntüleriyle yetinip, onu hala öyle bakir hayal ediyordum. Fakat Mayıs ayının sonunda, ani bir kararla Alaçatı’ya gitmeye karar verdik. Oradakilerden “sezon dışı” olduğunu ve henüz akın akın insanla dolmadığını öğrenince de, sakin sokakları hayal ederek yola koyulduk. Hiçbir hayal kırıklığı yaşamadığımız ve tam olarak hayalimizdeki gibi bir Alaçatı ile karşılaşmak bizi mutlu etti. Neler gördük, neler yedik, nerede kaldık ve neler aldık… İşte detaylar…

fotoooo1.jpg

Alaçatı Denilince…
Alaçatı denildiğinde aklıma ilk gelenler; dar ve birbirine çıkan huzur veren sokakları, rüzgarı, rüzgar sörfü, meyhaneleri, mavi-yeşile boyalı pencereleri, yel değirmenleri, asma bahçeleri, antikacıları, ot festivali, zakkum, sakız (yani mastik), etrafında yer alan koyları ve tabii her yıl bir yenisinin açıldığı kafeler ve butik hoteller.Yazın insanların gitmek için sabırsızlandığı Alaçatı 19. yüzyılda Rumların ve Osmanlı mimar Hacı Memiş’in yardımlarıyla bataklıktan kurtarılarak, taş evler günümüzdeki haline getirilmiş. Alaçatı’nın cumbalı iki katlı taş evleri Rum mimarisi izleri taşırken, 120 yılı geçkin belediyesi ise Türkiye’nin en eski belediyelerinden biri olma özelliğini koruyor.

1850Alaçatı Hotel – Fava
Otel seçeneklerinin fazla olduğu Alaçatı’da “butik” çizgi ve aile işletmelerini sevdiğimiz için 1850 Hotel Alaçatı’yı tercih ediyoruz. Bu hotel ile ilgili daha detaylı olarak match-up mag yeni sayısında yazacağım.
1850 Hotel’in Kemalpaşa’da yer alan tarihi binasında kalıyoruz. Burada iki adet, merkezdeki hotelde ise beş adet odası mevcut.1849’da yapılmış taş binasının hemen girişinde ise, kocaman bir bahçe ile Fava Meze restoranı bizi karşılıyor. Fine dining havasında düzenlenmiş masalar, menüsünde ise Ege’nin vazgeçilmez meze seçenekleri var. En çok hoşumuza giden şeylerden biri de; kaldığımız odanın banyosunda yer alan tarihi taş şömine oluyor.

Tarihe zarar verilmeden restore edilen bu butik hotelin sahipleri ile de tanışınca burayı iyice seviyoruz ve sahipleniyoruz. Alaçatı sabahlarımız ise 1850’nin merkez kafesinde, Ege’ye ait doğal ürünlerden oluşan serpme kahvaltısından yiyerek ve kuş seslerini dinleyerek geçiyor.

Çok yakında daha da büyüyecek ve 11 odaya sahip olacak olsa da, butik ruhunu kaybetmemiş aile işletmelerini sevenlere, gönül rahatlılığıyla 1850 Hotel’i ve Fava’yı tavsiye ediyorum.
1850 Alaçatı Hotel Adres: 3010. Sk
1850 Fava Adres: Kemalpaşa Cad. No: 108

foto4.jpg

Meze Keyfi İçin…

Ege denilince, birçoğumuzun burnuna anason kokuları, gözünün önüne de zeytinyağlı Ege mezeleri geliyor. İşte bu mezeleri ile favorilerimiz arasına giren meyhane/restoran seçenekleri:

Eflatun
Dışa dizili masalarını sevdiğimiz, içeri girince de açık büfe sunulan meze seçeneklerinden hangisini seçeceğimize karar vermekte zorlandığımız çok güzel bir mekan. Biraz İstanbul dokunuşları olan Eflatun’da hafif bir rüzgar eşliğinde rakı-meze keyfi yaparken, Hacımemiş’in sokaklarından gelen geçeni izlerken ve sohbet ederken zamanın nasıl geçtiğine inanamıyoruz. Ayrıca kalamar, ahtapot gibi sıcaklarından da oldukça memnun kalıyoruz. Üstelik şunu da görüyoruz ki; fiyatlar sunulanların kalitesine göre çok iyi.

Bu samimi aile işletmesi olan mekana gelirseniz kum midyesinden yapılan deniz mahsullü spagettisinden ve “İzmir güzeli” ismini verdikleri mezesinden de tatmayı unutmayın.
Eflatun Adres: Hacımemiş Mah. 2012 Sok. No: 9

Asma Yaprağı
Bahçe içinde, asma yaprakları altında geçen bir gece Alaçatı’dan aklımızda kalacak görüntüler arasında en önemli yerini alıyor.Tarladan mutfağa prensibiyle (yediğiniz her şeyi kendileri üretiyor) sunulan yemeklerin lezzeti dışında, bahçenin verdiği huzur kelimelerle anlatılamaz. Gidip yaşamak gerekir. Zeytinyağlı mezeler dışında tandır, tarçınlı köfte gibi seçenekler de var. Her masadaki konuğun, sırası gelince içeriye girip, emaye kaplar içinde sunulmuş mezelerinden seçtiği ve sonra bahçedeki masasına geri döndüğü Asma Yaprağı’nda geçirdiğimiz vakti en favori anlarım arasına kaydediyorum. (Not: Eğer emaye kap meraklısıysanız, bu mekana geldiğinizde gözünüz emayeye tam anlamıyla doyacak).
Asma Yaprağı Adres: Alaçatı Mah. 11005 Sok. No:50

IMG_5160.JPG

Dutlu Kahve
Mavi beyaz örtüleriyle, Alaçatı’nın en sevimli “kıraathane”lerinden (oturan amcaların hepsi sizi izliyor olsa da) birinin tam karşısında, ağaçların altında yer alan Dutlu Kahve’yi görür görmez sevmiş, gidilecek yerler listeme eklemiştim. Açık büfe sunulan mezelerinin tat anlamında diğer restoranlarla kıyaslandığında ortalama olduğu, ortamıyla da gayet sıcak bir etki bırakan, “dededen-toruna” kalma bu mekan samimi bir ortamda rakı-meze yapmak isteyenlere bir diğer tavsiyemiz.
Dutlu Kahve Adres: Hacımemiş Mah., 2001. Sok. No 85
Diğer tavsiyeler: Pla’Ce Alaçatı, Roka Bahçe

Hacı Memiş’deki Favori Noktalar 

Alaçatı’nın sonradan eklenen minarelerle camii haline getirilen Pazaryeri Camisi çevresi daha genel turistlere hitap ederken, sokak araları yüksek ses müzikle coşarken, Hacı Memiş biraz daha bohem ve naif tavrıyla Alaçatı’nın en çok hoşumuza giden mahallesi oldu. Birçok mekan bize İstanbul’u anımsatsa da, pencerelerin içlerine kadar giren ağaçlar, her yeri sarıp sarmalayan asma dalları, pembe zakkumlar, evlerin önüne minder çıkarıp oturmuş teyzeler, zeytinyağlı yemek kokuları, antikacıları ve emaye kapları, birbiri ardına dizilen dükkanları ile Hacı Memiş Alaçatı’dayken vaktimizin büyük bir çoğunluğunu geçirdiğimiz yerdi.

Traktör
Mahallenin en yenisi Traktör. Eskiden içinde yaşayan çift, bu avlulu evi şimdilerde bir “gastro pub” haline getirmiş. Yüksek tavanlı, ferah mekanda kullanılan hiçbir malzeme gözü yormuyor. Çok iyi bir ses sistemi var ki sonradan diğer ortaklarının ses sistemi uzmanı olduğun öğreniyoruz. Müzik seçimleri ile de ilk dakikadan itibaren kalbimizi kazanmayı başarıyor. Julius Meinl’ın kahveleri, atıştırmalık ve gurme tatlar yanında sabahları kahvaltısı ve geceleri başarılı kokteylleri ile uğranılması gereken mekanlardan biri. Rahat  kanepelerine yayılıp, soğuk bir kokteyl eşliğinde arkadan gelen müziklere kendinizi bırakın veya arkadaşlarınızla arka bahçesinde bir araya gelerek, Alaçatı’nın kalabalığından sıyrılıp kendinizi Nolita’nın saklı bahçelerinden birinde gibi hissedin…
Traktör Adres: Alaçatı Mah., Asma Yaprağı’nın karşısında

Halt
Hacımemiş’in en tatlı köşesinde, zeytin ağaçları altında yer alan, mahallenin yaşlı delikanlılarının takıldığı kıraathanenin hemen yanındaki Halt’ta bir akşamüstü oturmak ve buz gibi limonatasını içerken gelip geçenleri izlemek çok keyif verici. Ayrıca duvarlarında yer alan siyah beyaz fotoğraf karelerinin, yan kahvede oturan Alaçatı sakinlerinin fotoğrafları olduğunu belirteyim.
Halt Adres: Hacımemiş Mah. Hacimemiş Palas Altı, Dutlu Kahve’nin tam karşısı.

Be – Dest
Eskilerden kalan her şeyin değerlendiğini görüp, saklamadığı için de annesine kızan biri olarak Alaçatı’nın emaye cenneti olmasına inanılmaz sevindim. Succulent ve kaktüs ekmek için topladığım emaye kaplarıma yenilerini eklediğim adres, tatlı ve güler yüzlü sahibesiyle Be-Dest oldu! İçeride porselen takımlar, çaydanlıklar da yer alıyor fakat ben daha çok emaye kaplara, bardaklara odaklandım. Destina hanımın da yardımlarıyla kaktüslerimi ekmek için Çekoslovakya döneminden kalan ve su yeşili Rusça yazılı çok güzel emayeler aldım. Eğer sizin de “emaye”ye ilginiz varsa, hazırlıklı gidin.
Be – Dest Adres: Hacımemiş Mah. 2012 Sok. No:29

fotoooo2.jpg

Antika Meraklılarına: Pop – Camgeran – Kuş Kafesi

Antika meraklılarının muhakkak uğradığı dükkanlardan en sevdiğimiz üçü Pop, Camgeran ve Kuş Kafesi oldu. Diğerlerinin bazıları kapalı olduğu için girme fırsatını yakalayamasak da, bu üç dükkanda zamanın nasıl akıp gittiğini anlamadık. Pop’a girince kendini kaydediyor insan. Etrafınız, 60’ların radyo, daktilo, pikap gibi eşyalarıyla çevirili, arzu nesnelerinin her köşeden karşınıza çıktığı raflarla dolu. Her bir parça çok bakımlı, çok kıymetli. Hatta bazı ürünler sadece sergilemelik, satılık bile değil. Tam girişinde yer alan çocukluğumuzun hayali mini akülü arabadan gözünüzü alabilirseniz, dükkanın her bir köşesini inceleyin ve zamanda yolculuğa çıkın.
Pop Adres: Hacı Memiş Mah. 2012 Sok. No: 22

Mahalledeki bir diğer antika cenneti Camgeran’da yer alan porselenler, cam eşyalar, fincan takımları ve kristal bardaklar çok göz alıcı. Sahibi Hıdır bey ve eşinin Ankara’daki hayatlarını geride bırakıp, burada yeniden bir hayata başladıkları dünyalarının en kıymetli noktası belki de… İçeride gördüğünüz cam ürünlerin bir kısmı Hıdır Bey’in elinden çıkıyor, takımlar ise genelde Avrupa’dan seçilip getiriliyor.
Camgeran Adres: Tokoğlu Mah., 1005 Sok. No:64/C
Bir diğer keşfimiz ise Kuş Kafesi; bir kısmı küçük kafe olan, arka tarafta ise antika tabloların, kartpostalların, ikinci el ve antika mobilyaların sıralandığı raflara yer veren bir dükkan.
Kuş Kafesi Adres: Hacı Memiş Mah. 2012 Sok. No:11
Rue 1387
Vitrininde yer alan tasarım ürünleri ve içerideki ikinci el (hepsi çok iyi durumda) eşyaları görünce bu dükkana aşık olmamak elde değil. Birçok şey ebatları itibariyle oldukça büyük; belki ev için değilse de eğer mekan açma düşünceniz varsa toplayabileceğiniz türden. Kalitesi itibariyle de oldukça iyi durumda olan parçalar, koleksiyon yapıyorsanız da oldukça ilgi çekici. (Dükkanın arka tarafındaki çekmecelerde yer alan el boyaması porselen tabaklara bakmayı unutmayın).
Rue 1387 Adres: Hacımemiş Mah. 2012 Sok.

IMG_5127.JPG

Alaçatı’nın Huzurlu Kahve ve Pastaneleri

Köşe Kahve
Alaçatı’nın en hareketli olduğu sokağın hemen köşesinde yer alan bu kahve, diğer geleneksel kahvelerden farklı. Burası bir “kahve”nin modern uyarlaması. Dış kısmında oturup insanları seyredebileceğiniz, limonatasından veya Türk kahvesinden içip atıştırmalık ve brunch içeren menüsünden seçim yapabileceğiniz, güzel vakit geçirmelik bir mekan. Biz burayı laptop’ımızı alıp çalışmak için tercih ettik.
Köşe Kahve Adres: Tokoğlu Mah., Kemal Paşa Cad. 41/A

IMG_5123.JPG
İmren Pastanesi 
Asıl adı “İmren Helva Evi” olan pastane 1941’den beri hayatta. 3 şubesi de birbirine yakın mesafede bulunuyor. Önündeki masalarında oturup, sakızlı dondurmasından veya sakızlı kurabiyelerinden yerken zaman yavaşça akıp gidiyor.
İmren Pastanesi Adres: Kemal Paşa Cad. No:65Rumeli Pastanesi // Rumeli Bakery

Damla sakızlı dondurmasının meşhur olduğu ama diğer aromalı (mesela tahinli) dondurmalarının da en az sakızlısı kadar lezzetli olduğu, 1945’ten beri açık bir diğer nostaljik mekan.
Ayrıca reçellerinden almanızı ve kavala kurabiyelerinden de tatmanızı öneririm.
Rumeli Pastanesi Adres: İsmet İnönü Mah., İnkılap Cad., No 46/A

Plaj Tercihleri

Kum Beach
Biraz daha sakinlik arıyorsanız ve denizin renginin açık-turkuvaz olmasını istiyorsanız Kum Beach’i tercih edebilirsiniz. Denizin kenarına dizili üstü gölgelikli mini locaları ile de gayet konforlu bir seçim.Propoganda Beach
Daha fazla genç kesimin tercih ettiği, bazen partili, zıplamalı, kopmalı bir atmosfere sahip enerjik bir plaj. Denizi Kum Beach’inkine benzer nitelikte.Sakızlı Koy
Biraz daha uzaklara giderek, balıkçı limanlarını, mini köyleri geçip varacağınız tam bir Ege koyu.

Kumru Meselesi…

İzmirlilerin vazgeçilmezi “kumru” yemeden Alaçatı’dan dönmek olmaz deyip birkaç yer birden deniyoruz. Kumru aslında İzmir’de, satıcıların tezgahında  domates, yeşil biber ve İzmir tulum peyniri konularak satılıyor. Alaçatı’da ise yine benzer ekmek (poğaçayı andıran hamuru ile) kaşar peyniri, sucuk, salam, eritilmiş Sayas peyniri, domates ve ketçap-mayonez ile sunuluyor. Yanında da bir tabakta acılı turşu geliyor.
Genelde tüm tanıdıklarımız Kumrucu Aykut (Ilıca’da) ve Kumrucu Şevki’yi (Uğur Mumcu Caddesi üzerinde) önerdi. Bizim denediğimiz “Alaçatı Kumru” da (Uğur Mumcu Cad. üzerinde) en az onlar kadar iyiydi. Zaten içeriğinden çok genelde ekmeğinin kalitesi farklılık gösteriyor bir kumrucudan diğerine…
Alaçatı Kumru Adres: Tokoğlu Mah. Uğur Mumcu Cad. F Blk. D:5/C

Mutlaka Deneyin…

– Seyyar tezgahlarda veya plajlarda satılan midye dolmalarını,
– İmren’in sakızlı dondurmasını ve Kavala kurabiyesini,
1850 Hotel’in bahçesinde kahvaltı yapmayı ve kahvaltıda sunulan “havuç reçelini” mutlaka deneyin.